v
11 Ağustos 2026, Salı
15:39

AÇI Partisi Genel Başkanı Hüseyin Akın: “Savunma anlaşmaları savaşı büyütmek için değil, barışı korumak için yapılmalıdır”

AÇI Partisi Genel Başkanı Hüseyin Akın: “Savunma anlaşmaları savaşı büyütmek için değil, barışı korumak için yapılmalıdır”

Anadolu Çınarları Partisi Genel Başkanı Hüseyin Akın, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında gündeme gelen Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Nihai metnin bütünüyle açıklanmadığına dikkat çeken Akın, ortak savunmanın caydırıcılığı güçlendirmesi gerektiğini belirterek Türkiye’nin millî egemenliğini ve bağımsız dış politika kararlarını sınırlayabilecek hükümlere karşı hassasiyet çağrısı yaptı.

Anadolu Çınarları Partisi (AÇI Partisi), Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında gündeme gelen Mekke Ortak Savunma Anlaşması hakkında kamuoyu bildirisi yayımladı. AÇI Partisi Genel Başkanı Hüseyin Akın, kamuoyuna yansıyan bilgiler ile anlaşmanın muhtemel askerî ve jeopolitik sonuçlarının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi.

Akın, kamuoyuna yansıyan bilgilerde anlaşmanın, taraflardan birine yönelik silahlı saldırının diğer taraflara da yapılmış kabul edilmesine yönelik ortak savunma hükmü içerdiğinin ifade edildiğini hatırlattı.

Ancak anlaşmanın nihai metni ve uygulama esaslarının bütünüyle kamuoyuna açıklanmadığına işaret eden Akın, “Anlaşmanın nihai metni ve uygulama esasları henüz bütünüyle açıklanmadığından, konu ihtiyatla değerlendirilmelidir.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’nin caydırıcılığının güçlendirilmesini değerli buluyoruz”

AÇI Partisi’nin savunma alanındaki uluslararası iş birliklerine yaklaşımını açıklayan Hüseyin Akın, Türkiye’nin millî çıkarlarının temel ölçüt olması gerektiğini vurguladı.

Akın, “AÇI Partisi olarak konuya; millet ve devletimizin menfaat ve çıkarlarını koruyacak, bölgemizde barış ve istikrarı artıracak bölgesel ve küresel savunma, ekonomik, kültürel ve eğitim iş birliklerinin geliştirilmesi anlayışı çerçevesinde yaklaşmaktayız.” dedi.

Türkiye’nin dost ülkelerle karşılıklı çıkarlara dayalı savunma ilişkileri geliştirmesinin önem taşıdığını belirten Akın, “Türkiye’nin dost ülkelerle karşılıklı menfaate dayalı savunma iş birlikleri geliştirmesini, ülkemizin caydırıcılığının ve bölgesel istikrarın güçlendirilmesi açısından değerli buluyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

“Ortak savunma birbirini istemediği bir savaşa sürüklememeli”

Ortak savunma mekanizmasının beraberinde önemli sorumluluklar getireceğini kaydeden Akın, taraf ülkelerden herhangi birinin üçüncü ülkelerle yaşayabileceği askerî gerilimin diğer taraflar açısından doğuracağı yükümlülüklerin açık şekilde tanımlanmasını istedi.

Akın, “Birlikte savunma taahhüdü, birbirini istemediği bir savaşa sürüklememe sorumluluğunu da beraberinde getirmelidir.” ifadelerine yer verdi.

Hüseyin Akın, taraflardan birinin topraklarının, hava veya deniz sahasının ya da askerî imkânlarının üçüncü bir devlet tarafından başka bir ülkeye yönelik askerî harekâtta kullanılması durumunda ortaya çıkabilecek karşı saldırının statüsünün anlaşmada açık biçimde düzenlenmesi gerektiğini belirtti.

“Ortak ve karşılıklı kurallar bulunmalı”

Anlaşmanın tamamen savunma amaçlı olması durumunda üç ülke için aynı ilkelerin uygulanması gerektiğini savunan Akın, “Üç ülkenin de kendi topraklarının ve askerî imkânlarının üçüncü ülkeler tarafından başka devletlere yönelik saldırı amacıyla kullanılmasına ilişkin ortak ve karşılıklı kuralları bulunmalıdır.” dedi.

Aksi bir durumda taraflardan herhangi birinin üçüncü ülkelerle ilişkilerinin diğer ülkeleri istemedikleri bir çatışmaya sürükleyebileceğine dikkat çeken Akın, bunun Türkiye ve Pakistan açısından da güvenlik riski oluşturabileceğini ifade etti.

Erken uyarı ve doğrulama mekanizması önerisi

AÇI Partisi açıklamasında, muhtemel krizlerin yönetilmesi ve ortak savunma mekanizmasının hangi şartlarda devreye gireceğinin belirlenmesi amacıyla kurumsal bir yapı oluşturulması önerildi.

Akın, “Üç ülke arasında ortak askerî irtibat, gözlem, bilgi paylaşımı, erken uyarı ve doğrulama mekanizmalarının oluşturulması değerlendirilmelidir. Böylece ortak savunmayı harekete geçirebilecek gelişmeler karşılıklı güven ve şeffaflık içerisinde değerlendirilebilir.” ifadelerini kullandı.

“Jeopolitik sonuçlar 360 derece bakış açısıyla ele alınmalı”

Anlaşmanın yalnızca askerî boyutuyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Hüseyin Akın, bölgesel ve küresel dengeler üzerindeki muhtemel etkilerin de incelenmesini istedi.

Akın, yapılanmanın ABD’nin geçmişte ortaya koyduğu Büyük Orta Doğu yaklaşımına dolaylı biçimde hizmet edip etmeyeceği veya Suudi Arabistan-İsrail normalleşmesi ile İbrahim Anlaşmalarının genişletilmesine zemin oluşturup oluşturmayacağı yönündeki endişelerin, nihai metin açıklandıktan sonra değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

“Türkiye başka devletlerin jeopolitik hedeflerinin uygulama alanına dönüşmemeli”

Türkiye’nin egemenliği ve bağımsız dış politika iradesine özel vurgu yapan AÇI Partisi Genel Başkanı Hüseyin Akın, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’nin dâhil olduğu hiçbir bölgesel yapılanma, ülkemizi başka devletlerin jeopolitik hedeflerinin uygulama alanına dönüştürmemeli; bağımsız dış politika kararlarımızı, millî egemenliğimizi ve milletimizin menfaatlerini sınırlandırmamalıdır.”

Akın, AÇI Partisi’nin savunma anlaşmalarına ilişkin temel yaklaşımını ise “Savunma anlaşmaları savaşı büyütmek için değil, savaşı caydırmak ve barışı korumak için yapılmalıdır. Birlikte savunma, birbirini savaşa sürüklememe sorumluluğunu da beraberinde getirir.” sözleriyle açıkladı.

Marka Flower Çiçekçi