v
9 Nisan 2026, Perşembe
23:46

BURCU YAMANER'İN KALEMİNDEN: ZAMANIN ELEĞİNDEN GEÇEN GERÇEK DOSTLAR!

BURCU YAMANER'İN KALEMİNDEN: ZAMANIN ELEĞİNDEN GEÇEN GERÇEK DOSTLAR!

 Günümüzde "arkadaş" kelimesini ne kadar kolay harcıyoruz, değil mi? Sosyal medya hesaplarımızdaki yüzlerce kişilik listeler, her gün önünden geçerken selamlaştığımız simalar ya da sadece çıkar ortaklıklarında bir araya geldiğimiz kalabalıklar... Oysa hayatın gürültüsü biraz dindiğinde, geriye dönüp baktığımızda yanımızda kaç kişinin kaldığıdır asıl mesele.


 Arkadaşlık bir başlangıçsa, dostluk o yolun en çetin sınavlarından başarıyla geçmiş halidir.


 Arkadaşlık, güneşli günlerin eşlikçisidir. İyi bir sofrada, keyifli bir sohbette ya da ortak bir hobide buluşmak kolaydır. Ama dostluk, gökyüzü kapandığında ve fırtına koptuğunda başlar. Herkes "geçmiş olsun" derken, o yanınızda durup sizinle birlikte ıslanandır. Dostluk, sadece bir güven ilişkisi değil; aynı zamanda bir ruh iklimidir. Sizin sessizliğinizden bile anlam çıkaran, kelimelere dökemediğiniz hüzne ortak olan, sizi sizden daha iyi tanıyan bir aynadır.


 Modern dünya bize "hızlı tüketimi" dayatırken, dostluk tam tersine "yavaşlığı" ve "emeği" temsil eder. Bir insanın kahkahasına alışmak zaman almaz ama gözlerindeki o ince kederi ilk bakışta fark etmek yılların birikimidir. Dost, size duymak istediklerinizi değil, ruhunuzun ihtiyacı olan doğruları söyleyen kişidir. Sizi yargılamadan dinleyen, hatalarınızla kabul eden ama düştüğünüzde elinizden tutup sizi ayağa kaldırırken de sitem etmeyendir.


 Şöyle bir durup düşünün: Telefon rehberinizdeki yüzlerce isimden kaçını gecenin bir yarısı "sesini duymaya ihtiyacım vardı" diyerek arayabilirsiniz? Ya da en büyük başarınızı, içinizde zerre kadar bir kıskançlık korkusu olmadan kiminle paylaşabilirsiniz?


 Eğer bu sorulara verecek bir-iki cevabınız varsa, dünyanın en zengin insanlarından birisiniz demektir. Çünkü bu hayatta en büyük servet, zamanın eleğinden geçip yanınızda kalan, eskimemiş ve gerçek dostluklardır.


 Gelin bu hafta bir değişiklik yapalım. O çok sevdiğiniz ama hayatın koşturmacasında ihmal ettiğiniz dostunuzu arayın. Uzun mesajlar ya da emojiler yerine sesinizi ulaştırın ona. Çünkü dünya ne kadar değişirse değişsin, samimi bir "nasılsın?" sorusunun yerini hiçbir teknoloji dolduramıyor. Gerçek bir samimiyet, içinde pazarlık olmayan gerçek bir dost, kendi çıkarları çatışsa da seninle eşit şekilde oturup egoya düşmeyen hakiki insanlar ömür uzatır.


 Çok şanslıyım ki onlara sahibim. Hepinizi her zaman yaptığım gibi bütün sevgimle kucaklıyor ve kocaman öpüyorum…

 

Burcu YAMANER