v
15 Haziran 2026, Pazartesi
22:54

Agil Alesger: ''Bakü’den Kuzey Kıbrıs’a Jeopolitik Manifesto: Bir Millet, Üç Devlet''

Agil Alesger: ''Bakü’den Kuzey Kıbrıs’a Jeopolitik Manifesto: Bir Millet, Üç Devlet''

Azerbaycan Yeni Çağ Medya Grubu Başkanı, Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) Yönetim Kurulu Üyesi Agil Alesger, ''Bakü’den Kuzey Kıbrıs’a Jeopolitik Manifesto: Bir Millet, Üç Devlet'' adlı yazısında çeşitli değerlendirmelerde bulundu.

AZERBAYCAN - BHA 

Azerbaycan Yeni Çağ Medya Grubu Başkanı, Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) Yönetim Kurulu Üyesi Agil Alesger, ''Bakü’den Kuzey Kıbrıs’a Jeopolitik Manifesto: Bir Millet, Üç Devlet'' adlı yazısında şu ifadelere yer verdi:


Avrupa Birliği’nin son dönemde bazı Türk devletlerini Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile aynı siyasi çizgiye çekmeye çalıştığı bir dönemde Bakü’den son derece net bir mesaj verildi. Azerbaycan’ın başkentinde düzenlenen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Kültür Günleri, yalnızca kültürel bir etkinlik değil, Türk dünyasının geleceğine ilişkin stratejik iradenin ilanı niteliğindeydi.

İçerişehir’de dalgalanan KKTC bayrakları, verilen siyasi mesajlar ve kurulan diplomatik temaslar, Karabağ Zaferi sonrasında şekillenen yeni Türk jeopolitiğinin somut yansıması olarak kayıtlara geçti. Çünkü bugün Azerbaycan artık sadece kendi ulusal meselelerine odaklanan bir ülke değil; Türk dünyasının ortak davalarında inisiyatif alan, yön belirleyen ve denklemi değiştiren bölgesel bir güç konumundadır.

Bu nedenle Bakü’de yaşananları sıradan bir kültür etkinliği olarak değerlendirmek mümkün değildir. Bu organizasyon, Türk dünyasının ortak geleceğine ilişkin güçlü bir siyasi manifestodur.

“Bir Millet, Üç Devlet” Yeni Dönemin Parolası

Azerbaycan’ın KKTC’ye verdiği destek artık sembolik sınırları aşmış durumda. Uzun yıllar Kuzey Kıbrıs konusunda daha temkinli hareket eden Bakü, Karabağ Zaferi’nin ardından artan diplomatik özgüvenini yeni alanlara taşımaya başladı.

Bazı Türk devletlerinin Avrupa Birliği baskısıyla Rum tarafına yakınlaştığı bir süreçte Azerbaycan farklı bir tercih yaptı. Bakü, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olarak gördüğünü açık biçimde ortaya koydu.

KKTC Başbakanı Ünal Üstel’in Bakü’de yaptığı şu açıklama bu yeni dönemin en net ifadesiydi:
“Türkiye, Azerbaycan ve KKTC aynı milletin ayrılmaz parçalarıdır. Bunu tek cümleyle ifade ediyoruz; Bir Millet, Üç Devlet.”
Bu sözler yalnızca siyasi bir slogan değildir. Aynı zamanda merhum Haydar Aliyev’in ortaya koyduğu “Bir Millet, İki Devlet” vizyonunun yeni jeopolitik şartlarda genişlemiş ve derinleşmiş halidir.

Rauf Denktaş’ın Hayali Gerçeğe Dönüşüyor

KKTC’nin kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, yıllar boyunca Azerbaycan ile Kuzey Kıbrıs arasında daha güçlü ilişkiler kurulmasını savunmuştu. Ancak Karabağ işgal altındayken Bakü’nün hareket alanı sınırlıydı.

Bugün ise tablo tamamen değişmiş durumda.
Karabağ’da zafer kazanan Azerbaycan artık sadece kendi sorunlarıyla ilgilenen bir devlet değil. Türk dünyasının ortak meselelerinde sorumluluk üstlenen ve inisiyatif kullanan bir aktör haline geldi.Bakü’nün KKTC’ye verdiği destek, Denktaş’ın yıllar önce kurduğu hayalin hayata geçmesi anlamına geliyor.

Tatar’la Başlayan Süreç Erhürman`la Devam Ediyor

Azerbaycan-KKTC yakınlaşması tesadüfi değildir. Bu, planlı ve aşamalı şekilde ilerleyen stratejik bir süreçtir.
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile kurulan güçlü siyasi diyalog, Antalya Diplomasi Forumu’nda Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Tufan Erhürman arasında gerçekleşen görüşmeyle daha geniş bir zemine taşındı.

Ardından KKTC Başbakanı Ünal Üstel’in Bakü’de en üst düzeyde kabul edilmesi dikkat çekti.
Bu tablo Azerbaycan’ın desteğinin belirli siyasi aktörlere değil, doğrudan Kıbrıs Türk halkının geleceğine yönelik stratejik bir tercih olduğunu ortaya koyuyor.

Bakü’den Verilen Mesaj: KKTC Türk Dünyasının Ayrılmaz Parçasıdır

Başbakan Ünal Üstel, Bakü’de yaptığı konuşmalarda Türk Devletleri Teşkilatı’nın KKTC açısından taşıdığı öneme özellikle vurgu yaptı.
Üstel’in şu sözleri dikkat çekiciydi:

“KKTC, Türk dünyasında hak ettiği yeri her geçen gün daha sağlam şekilde alıyor.”

Bu sürecin arkasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in ortaya koyduğu siyasi iradenin bulunduğunu belirten Üstel, Türk dünyasının birlik vizyonuna dikkat çekti.

KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı’nda gözlemci statüsü elde etmesi ve Türk Devletleri Teşkilatı Hükümet Başkanları Zirvesi’ne davet edilmesi, Kuzey Kıbrıs’ın Türk dünyasına entegrasyonunda tarihi dönüm noktaları olarak görülüyor.

“Kıbrıs’ta İki Ayrı Devlet Var”

Bakü ziyaretinin en önemli mesajlarından biri de Kıbrıs meselesine ilişkin oldu.
Ünal Üstel, Türk tarafının yıllardır savunduğu gerçeği bir kez daha vurguladı:
“Kıbrıs’ta iki ayrı halk var. İki ayrı demokrasi var. İki ayrı devlet var. Bu gerçek artık görmezden gelinemez.” Bu açıklamanın Bakü’de yapılmış olması ayrıca önem taşıyor. Çünkü Azerbaycan’ın son yıllarda ortaya koyduğu siyasi destek, Kıbrıs Türk halkının haklı mücadelesinin artık yalnızca Ankara tarafından değil, Türk dünyasının yükselen gücü Bakü tarafından da sahiplenildiğini gösteriyor.

Charter Uçuşlarıyla Yeni Dönem

Bakü temaslarının somut sonuçlarından biri de Azerbaycan ile KKTC arasında doğrudan charter uçuşları konusunda önemli ilerleme sağlanması oldu.
Ünal Üstel, gerekli prosedürlerin tamamlanmasının ardından düzenli seferlerin başlayabileceğini açıkladı.
Bu gelişme yalnızca turizm açısından değil; ticaret, eğitim, yatırım ve halklar arası ilişkiler bakımından da stratejik önem taşıyor.
Uzun yıllar izolasyon politikalarına maruz kalan KKTC için Azerbaycan’dan açılacak doğrudan hava köprüsü tarihi bir adım olarak değerlendiriliyor.

Kültür Günleri Değil, Jeopolitik Manifesto

Bakü’nün tarihi İçerişehir bölgesinde düzenlenen Kuzey Kıbrıs Kültür Günleri görünürde kültürel bir etkinlik olsa da, gerçekte çok daha büyük anlam taşıyordu.
Bu organizasyon Türk dünyasının ortak hafızasının, ortak kimliğinin ve ortak geleceğinin sahneye taşınmasıydı.
Ünal Üstel’in şu sözleri bunun en özlü ifadesi oldu:
“Bugün burada sadece bir kültür etkinliği gerçekleştirmiyoruz. Bugün kardeşliğimizi güçlendiriyoruz. Ortak tarihimizin ve ortak geleceğimizin altını çiziyoruz.”

Bakü Yeni Bir Dönemin Kapısını Açtı

Bakü’de yaşananlar diplomatik nezaket çerçevesinde açıklanamayacak kadar önemli gelişmelerdir.
Verilen mesajlar, gerçekleştirilen temaslar ve ortaya konulan siyasi irade, Karabağ Zaferi sonrasında şekillenen yeni Türk jeopolitiğinin açık göstergesidir.
Türkiye’nin ardından Azerbaycan’ın da KKTC’ye güçlü biçimde sahip çıkması, Türk dünyasında yeni bir dönemin başladığını ortaya koyuyor.
Artık mesele yalnızca “Bir Millet, İki Devlet” değildir.
Bakü’den yükselen yeni slogan, Türk dünyasının geleceğine ilişkin yeni vizyonun ilanıdır:
Bir Millet, Üç Devlet.

Agil Alesger
Azerbaycan Yeni Çağ Medya Grubu Başkanı
Türk İnternet Medya Birliği Genel Başkan Yardımcısı 
Azerbaycan Basın Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi

Benzer Haberler